Soru Cevap


Bu Bankalardan Kredi Çekenlere 115 Bin TL Tazminat

Bankalar her ne kadar zor günlerimizde nakit ihtiyacımız konusunda imdadımız yetişse de; kimi zaman kendilerini daha çok düşünüyor ve bencil tavırlar sergiliyorlar. Ülke genelinde faiz oranları düşüş göstermekte iken bazı bankalar bu faizleri bazen geç düşürüyor ya da tok satıcı mantığıyla hareket ederek vatandaşa istediği gibi faiz oranı uyguluyor. Bu konuyla ilgili son birkaç haftadır gündem konuşulan bir konu ise; 12 banka tarafında birlikte hareket edilerek faiz oranlarının yükseltilmeye çalışılması ve bu yükseltilmiş faizler üzerinden vatandaşa kredi verdikleri .. Konu enine boyuna tartışılırken hukuki olarak ilk adım Çitil Avukat Ortaklığı ‘nın yönetici ortaklarından Av. Şule ALAGÖZ ÇİTİL tarafından atıldı. Av. Şule ALAGÖZ ÇİTİL ‘e göre faizlerin yüksek olarak uygulandığı dönemde kredi çeken tüketicilerin bazı hukuki hakları bulunuyor.

Bugünkü yazımızda sizlere bu konunun detayı hakkında bilgi vererek Av. Şule ALAGÖZ ÇİTİL ‘in hukuki mücadelesinden bahsetmeye çalışacağız.

İlk olarak bankalardan tazminat alma hakkını kazanan tüketiciler kapsamına gireceklerin neden böyle bir hak kazandıklarını izah edelim. Yapılan araştırmalara göre; ülkemizde faaliyetlerini yürüten 12 bankanın karar birliği içerisinde hareket etmek suretiyle faiz oranlarını yükseltme yoluna gittikleri tespit ediliyor. Bu nedenle tabii ki bu bankalardan kredi kullanan vatandaşların belli bir zararları oluşuyor.

Buna göre; söz konusu zarar nedeniyle kişinin hukuki tazminat ve alacak davası açma hakkı doğuyor. Ancak bu hakka sahip olanlar açısından ise belirli bir tarih belirlenmiş. Bu tarih aralığı da 21 Ağustos 2007 ile 22 Eylül 2011 tarihleri arasında.. Yani  21 Ağustos 2007 ile 22 Eylül 2011 tarihleri arasında kredi çeken her tüketici bu kapsama giriyor. Bazı bankaların özellikle yıllık kart ücreti, işlem ücretleri gibi konularda devletin çıkarmış olduğu bazı düzenlemelere kulak asmayarak bu konuda haklarında ceza kesildiğini de hepimiz biliyoruz.

Bu cezaya rağmen bankaları bu ücretlerin çoğunu tahsil etmeye de devam ediyor. Yani biraz kuşkuyla yaklaşıldığında böyle bir faiz yükseltme organizasyonunun olmaması için de ortada bir neden yok … Ancak yine de hukuki süreç tamamlanmadan herhangi bir kuruma suçlu ya da değil demek doğru olmayacaktır.

Av. Şule ALAGÖZ ÇİTİL tarafından yapılan açıklamalarda ise; Rekabet Kurulu tarafından ülkemizdeki bankalardan 12 ‘sinin, 21 Ağustos 2007 ile 22 Eylül 2011 tarihleri arasında kartel olarak ( uyumlu eylem içerisinde ) hareket edip, faiz oranlarını yükselttikleri yani bu durumunda müşterinin zararına olduğuna yönelik tespit yapıldı. Yapılan bu tespit üzerine de Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında; bu kanuna muhalefet eden 12 banka ile ilgili olarak Rekabet Kurulu tarafından idari para cezası uygulandı. Tabii ki hukuki anlamda itiraz edilebilir bir para cezası olan bu idari para cezası için bu 12 banka itiraz yoluna gitti. Söz konusu idari para cezasının iptali için açılan dava Ankara ilinde Ankara 2. İdare Mahkemesi ‘nde görüldü. Ankara 2. İdare Mahkemesi tarafından da verilen nihai karara göre; bankalar tarafından yapılan bu itiraz haksız görülerek reddedildi. Ancak ülkemiz yasalarına göre İdare Mahkemeleri ‘nin kararlarına karşı da temyiz yoluna gidilebildiği için Ankara 2. İdare Mahkemesi ‘nin kararına itiraz edilerek, karar Danıştay ‘a gönderildi. Danıştay 13. Dairesi tarafından değerlendiren itiraz sonucunda da; Ankara  2. İdare Mahkemesi ‘nin vermiş olduğu karar yerinde görülerek, onandı ve böylece karar kesinlemiş oldu.

Böylelikle en son Danıştay tarafından da bu kararın onanması ile birlikte söz konusu 12 bankanın bu faiz arttırımını yaptıkları kesinleşti diyebiliriz. Böyle bir karar çıktı ancak sonrasında ne yapılacağı konusunda henüz çok kimsenin bir fikri yok. Hukukçular konuyu enine boyuna tartışıyor. Az önce de belirttiğimiz üzere ilk hukuki mücadelenin fişeği Av. Şule ALAGÖZ ÇİTİL tarafından atıldı diyebiliriz.

Ortaya çıkan bu durumla birlikte; 21 Ağustos 2007 ile 22 Eylül 2011 tarihleri arasında 12 bankanın müşterilerinin aleyhine faiz oranlarını yükselttikleri, bu nedenle müşterilerin normale göre yüksek faizle kredi çekmek zorunda bırakıldığı, bundan dolayı da zara uğradığı değerlendirilerek, tüketicilerin hukuk davası açmasının önünün açıldığı belirtiliyor. Açılacak davalarda da; tüketiciler, bankaların faiz oranlarını yükseltmeleri nedeniyle uğradıkları zararın 3 katı kadar geri ödeme alma imkanına da sahip olabilecekler.

Hangi Kredileri Kapsıyor ?

Söz konusu davayı açabilmek için tüketicilerin hangi krediyi çektiğinin bir önemi yok. İster taşıt kredisi, ister konut kredisi, isterse de ihtiyaç kredisi veya ticari kredi alan her tüketici bu konunun muhatabı … Ancak bir şart var o da 21 Ağustos 2007 ile 22 Eylül 2011 tarihleri arasında kredi çekmiş olması. Ayrıca kredi kartı hizmetlerinin de konuya dahil edilebileceğinin altını çizelim.

Kimler Dava Açabilir ?

21 Ağustos 2007 ile 22 Eylül 2011 tarihleri arasında bankalardan kredi çeken, kredi kartı hizmeti alan gerçek kişiler, tüzel kişiler, dernekler, tacirler, vs. herkesin dava açma hakkı var.

Hangi Bankalara Tazminat Davası Açılabilecek ?

Rekabet Kurulu tarafından faizleri yükselttikleri gerekçesiyle haklarında idari para cezası kesilen, bu idari para cezasına itiraz edilmesi üzerine itirazı Danıştay 13. Dairesi ‘nce reddedilen bankalar ise;

Türk Ekonomi Bankası

ING Bank

Garanti Bankası

Akbank

Halk Bankası

HSBC Bank

İş Bankası

Finansbank

Denizbank

Vakıfbank

T.C. Ziraat Bankası

Yapı Kredi Bankası

Alınabilecek Tazminat Tutarı Ne Kadar ?

Bu tarz davalarda alınabilecek tazminat tutarı; tüketicinin zarar gördüğü meblağın en fazla üç katı kadar olabilmektedir. Yani zararı 10 000 TL olarak hesaplanan bir tüketici 30 000 TL ‘lik tazminat davası açabilecektir. Ancak bu rakamla dava açılması demek kesin bu rakamları alacağı anlamına gelmemektedir. Yine de mahkeme bu yönde de karar tesis edebilir. Bu tamamen mahkemenin takdirindedir. Bu konuda sadece üst limit belirlenmiş olup,  o da en fazla söz konusu kararın 3 misli olacaktır.

Rekabet Kurulu tarafından yapılan tespitlerde; bu 12 banka konut kredisi verirken % 0,15 oranında, ihtiyaç kredisi verirken % 0,10 oranında, taşıt kredilerinde ise % 0,05 – 0,20 oranında bir faiz artırımı yapmıştır. Bu artış miktarlarına göre tüketiciler mevcut zararlarını hesaplayabilirler. Bir örnek vermek gerekirse; 300 bin TL ‘lik konut kredisi çeken bir tüketicinin 115 bin TL civarında bir tazminat davası açma hakkı doğabilecek.

Son Başvuru Tarihi Ne Zaman ?

Yine ülkemiz yasalarına göre bu olaylarla ilgili tazminat davası açılabilmesi için belirlenen zaman aşımı süresi 10 yıldır. 10 yıldan sonra hak kaybı yaşanacak ve zaman aşımı nedeniyle tazminat davası açılamayacaktır. Zaman aşımı kredinin çekildiği tarihten sonra 10 yıl olarak hesaplanmaktadır. Daha iyi anlaşılması adına bir örnek verecek olursak; eğer 21 Ağustos 2007 tarihinde kredi çektiyseniz, tazminat davasını 10 yıl içerisinde yani 21 Ağustos 2017 tarihine kadar açmanız gerekecektir. Günümüz tarihine göre şu an için zaman aşımına uğrayan bir hak yoktur. En yakında  10 ay sonra zaman aşımı dolmaya başlayacaktır.

Zararımı Nasıl Hesaplarım ?

Zararınızı hesaplayabileceğiniz basit bir yöntemi de sizlerle paylaşalım. Öncelikle hak kaybı yaşadığınız kredinin faiz oranını öğrenmeniz gerekecektir. Daha sonra kullandığınız kredi türüne göre; yukarıda belirtmiş olduğumuz zarar miktarını bu faiz oranından düşecek, daha sonra tekrar bu faiz ile ödeyeceğiniz parayı hesaplayacak ve her iki hesap arasında çıkan fark sizin zararınız olacaktır. Kredi hesaplama aracı olarak sitemizde bulunan kredi hesaplama aracını kullanabilirsiniz.

Daha iyi anlaşılması adına bir örnek verecek olursak; 21 Ağustos 2007 ile 22 Eylül 2011 tarihleri arasında 30 bin TL 48 ay vadeli % 1,29 faiz oranı ile ihtiyaç kredisi çeken biri tüketici toplamda 42.734,65 TL geri ödeme yapacaktır. Ancak az önce ihtiyaç kredilerinde % 0,10 oranından fazla faiz uygulandığını söylemiştik. Bunu düştüğümüzde; bize normalde bankanın % 1,19 oran ile kredi vermesi gerekirken % 1,29 ile verdiğini tespit ettik. Şimdi de 30 bin TL 48 ay vadeli % 1,19 faiz oranı ile çekilen bir ihtiyaç kredisinin toplam ödemesini hesapladığımızda; 41.652,65 TL olduğunu görüyoruz. 42,734,65 TL – 41,652,65 TL yaptığımızda; 1082 TL bu tüketici zarar etmiş olacaktır. Bu tüketicinin 3246 TL ‘lik bir tazminat davası açma hakkı olacaktır.

Yazımızın başında da belirttiğimiz üzere; ilk dava Av. Şule ALAGÖZ ÇİTİL tarafından açıldı. Muhakkak çoğu tüketici ve banka bu davanın sonucunu merakla takip edecektir. Ancak ortada Danıştay tarafından verilen bir dava varken; bu tazminat davalarında da bankaların lehine bir sonuç çıkması zor gibi görünüyor. Hatta bankaların tüketicilerin dava yolunu tercih etmemeleri için uzlaşma yoluna gitmeleri bile muhtemel gibi duruyor. Sonuçları hep birlikte izleyecek ve yine anında sizlerle paylaşmaya çalışacağız …


Bir önceki yazımız olan Kredi Notu Sorgulama [GÜNCEL] başlıklı makalemizde findeks kredi notu sorgulama, kredi notu ve kredi notu sorgulama hakkında bilgiler verilmektedir.

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

  1. Serkan dedi ki:

    hangi banka en alttakı yazılı olanlarmı acaba onlaramı acılacak

Yorum Yaz

Yukarı Çık
Bu sitenin tüm içeriği, tüm doğan haklar ve yasal sonuçlarla birlikte Kredinotu.co'nun yazarlık hakkına tabidir. Telif hakkı yasasının gereklerini ihlal etmediğiniz sürece ayrı sayfalar ve/veya bölümler yükleyebilir ya da yazdırabilirsiniz. Kredinotu.co'nun önceden yazılı izni olmadan çoğaltma (bütün ya da bölüm olarak), değişiklik ya da genel ya da ticari amaçla sitenin kullanımı kesinlikle yasaktır.